Sagalassos Antik Kenti Gezi Rehberi

Sagalassos, Anadolu’da Burdur yöresinde yer alan ve tepelerden bakan bir Roma dönemine ait antik kenttir. Son zamanlarda antik kent gezileri yapanlar arasında sıkça adını duyduğumuz bu kent, diğer antik kentlerle kıyaslandığında oldukça ünlüdür.

Ayrıca, Toros dağlarının yaklaşık 1600 metre yükseklikte olması nedeniyle, Sagalassos gerçek anlamda tepelerden bakan bir yerdir. Bu nedenle gezilecek yerler listesinde mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer olarak kabul edilmektedir.

Sagalassos‘a gitmek isteyenler için, antik tiyatro, termal binalar, agora ve çeşitli sütunlu yollar gibi önemli yerleri gezmek mümkündür. Aynı zamanda kentte yer alan arkeolojik müze, gezginler için bilgi edinmenin harika bir yoludur. Sagalassos, tarih meraklıları için kaçırılmaması gereken bir yerdir.

Sagalassos Antik Kentine Ulaşım

Burdur ilinin Ağlasun ilçesine 7 km uzaklıkta olan bir antik kenttir. Antik dünyanın Pisidia bölgesinin en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Antalya, Burdur ve Isparta arasındaki Doğu Torosların yamacında yer alan Sagalassos, yaklaşık 1600 metre yükseklikte kurulmuştur.

Kente kendi aracınızla gitmek istemezseniz, Burdur’dan Ağlasun otobüslerine binmeniz en iyi seçenektir. Ancak, Ağlasun’dan sonraki yolculuk sizin sorumluluğunuzdadır.

Antik Kente Ulaşmak İçin Navigasyon Kullanmak İnterseniz buraya tıklamanız yeterli 🙂

Sagalassos Antik Kentinin Kısaca Tarihçesi

Sagalassos, Paleolitik dönemden kalan izlerle dolu bir yerdir ve ilk yerleşimler Geç Neolitik döneme tarihlenmektedir. Geç Bronz döneminde, MÖ 2300’lerde, burası Hint-Avrupa kökenli Luvi Krallığı’nın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Luvi halkı oldukça gizemlidir ve hakkında çok az bilgi vardır.

Sagalassos Antik Kenti
Antonine Nymphaeum

Hititler tarafından bahsedilen Salawassa Kalesi’nin Sagalassos’un atası olduğu düşünülmektedir ancak henüz ispatlanmamıştır. Daha sonra Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler tarafından ele geçirilen Sagalassos, Helenistik ve Roma döneminde ün kazanmıştır. Büyük İskender MÖ 333’te Sagalassos’u fethetmiştir ve Pers hakimiyeti sona ermiştir. Bugün Sagalassos, Helenistik ve Roma döneminden kalan objeler, eserler ve çanak çömleklerle doludur.

Sagalassos Antik Kenti Görülecek Yerler

Sagalassos‘a girdiğinizde, ilk olarak kenti ortadan ikiye bölen yollar ile karşılaşacaksınız. Üst tarafı “Yukarı Agora” olarak adlandırılan yol, alt tarafı ise “Aşağı Agora” olarak bilinir. Genelde görmeniz gereken yerler bu eksen etrafında toplanmış. Girişten düz yürüdüğünüzde, Hadrian Nymphaeum‘u göreceksiniz ve hemen üstünde de Odeon yer alıyor.

Aşağı Agora tarafına geçtiğinizde ise İmparatorluk hamamını ve Tiberian Kapısı‘ndan geçip Aşağı Agora‘ya ulaşacağınız Apollo Klarios Basilikası‘nı göreceksiniz. Sol tarafınızda ise şehrin pazarı olarak adlandırılabilecek Macellum yer almaktadır. Yüksek Agora’ya doğru sağa doğru yürüdüğünüzde, Helenistik Çeşme, Neon Kütüphanesi ve Tiyatro gibi yerlere ulaşabilirsiniz.

Sola kıvrıldığınızda ise, Sagalassos‘un en görkemli bölümü olan Antonine Nymphaeum‘a ulaşabilirsiniz. Bu yerlerin çoğu restore edilmemiş olsa da, restore edilenler bile ne kadar görkemli bir şehir olduğunu anlamamıza yeter. Sagalassos‘un diğer bölümleri hakkında daha fazla bilgiye meraklı olanlar için yazımızın sonunda daha fazla bilgi sunacağız.

Yukarı Agora-Antonine Nymphaeum-Claudius Kapısı

Sagalassos’un en göz alıcı yerlerinden biri olan Helenistik Çeşme, İmparator August döneminde yapılmış ancak MS 160-180 arasında yedi farklı taştan yenilenmiş. Yukarı Agora’nın kuzey ucunda yer alan bu çeşme, süslemeleri ve işlemeleriyle çok görkemli duruyor. Dönemin parıltısını yansıtan çeşme, 28 metre uzunluğunda ve 9 metre yüksekliğinde olup su teması temel alınarak yaklaşık 4,5 metreden dökülen minik bir şelaleyle taçlandırılmış ve çevresi heykellerle süslenmiş.

Sagalassos Antik Kenti
Antonine Nymphaeum

Sagalassos’un en hayırsever ailesi olan Titus Flavius Severianus Neon ve eşi tarafından yaptırılan çeşmenin her iki başında devasa boyutlardaki sarhoş Dionysos ve ona destek olan Satyr heykelleri, buranın Dionysos kültüne atfen yapıldığının kanıtıymış. Bu heykeller Afrodisias’ta yapılmış ince işçilik taşıyan eserlerdir ve asılları Burdur Müzesi’nde bulunmaktadır.

Sagalassos Antik Kenti
Ünlü Antonine Nymphaeum

Sadece sağ tarafta duran replika genel havayı anlamamızı sağlamaktadır. İki devasa heykel arasında, soldan başlayarak Nemesis, Apollo, Asklepios ve Koronis heykelleri bulunmaktadır. Bu heykeller 4 ve 5. yüzyıllarda Neon ailesine ait başka yerlerden getirilip havuza yerleştirilmişler ve Hristiyanlık döneminde çok tanrılı bir hayatı temsil ettiği için devrilip havuza atılmışlardır. Sadece adalet ve intikam tanrıçası Nemesis heykeline dokunmamışlardır. Bu heykellerin asılları Burdur Müzesi’nde bulunmaktadır ve sadece onları görmek için bile Burdur Müzesi’ne gitmeye değer.

Sagalassos Antik Kenti
Yukarı Agora

Sagalassos’ta karşınızda duranlar replikalarıdır ve yanınıza yörenize dikkat edin; buradan kiminle su içilirse onunla müthiş bir aşk yaşanırmış diye rivayetler dolanmaktadır. Antonine Çeşmesi de bu meydan içinde yer almaktadır. Helenistik dönemde bu meydan, şehrin siyasi merkezi olarak kullanılırmış ve kentin erkekleri burada toplanıp, memleketin hali hakkında muhabbet ederlermiş. Bu nedenle meclis binası da Yukarı Agora’ya hakim bir yerde kurulmuş.

Sagalassos Antik Kenti
Antik Kapı

İmparator August ile birlikte, Yukarı Agora’nın çehresi de değişmiş ve taşlar döşenmiş, etrafı sütunlu bölmelerle süslenmiş. Bu meydan, zaman içinde çeşitli kültlerin kabul gördüğü bir yer olmuş ve bugün hala kalıntıları görülebilen tapınaklar, hamamlar ve diğer yapılar mevcut. Sagalassos’ta gezmeye devam ederken, Yukarı Agora’yı mutlaka ziyaret etmenizi öneriyorum. Çünkü burası kentin kalbinde ve tarihin izlerini taşıyan önemli bir yerdir.

Hamam

Sagalassos‘taki İmparatorluk Hamamı, Anadolu’daki hamamlar arasında en eski olarak kabul edilmektedir. İtalya hamamları tarzında yapılmış olan bu hamam, o dönem Sagalassos‘a yerleştirilen İtalyan askerlerin etkisiyle yapılmış olabilir. Hadrian döneminde, şehir statüsünde olan değişiklikler nedeniyle daha geniş bir hamama ihtiyaç duyulmuş ve eski hamamın üzerine, 40 yıllık bir sürede yapılan ve 165 yılında tamamlanan İmparatorluk Hamamı inşa edilmiştir.

Sagalassos Antik Kenti
Antik Hamam

Bu hamam, Sagalassos‘un en büyük binalarından biri olarak kabul edilmektedir ve içinde zengin bir dekorasyon hakimdir. İmparatorluk Salonu, mozaik döşeli tabanı ile 25×18.5 metre boyutunda ve burası törenlerin, spor karşılaşmalarının yapıldığı ve ödüllerin verildiği bir yerdir. Hamam, kadınlar ve erkekler için ayrı bölümler içermekte ve her bölümde soğukluk, ılıklık ve sıcaklık odaları mevcuttur. Hamam, 400’lerde restore edilmiştir ve Hristiyanlık döneminde, imparator ve eşlerinin heykelleri, hamamın soğukluk bölümüne taşınmıştır. Bugün, Burdur Müzesi‘nde bulunan imparatorluk kültü çerçevesinde yapılmış heykeller, Sagalassos’un tarihini anlamamıza yardımcı olmaktadır.

Heroon

Sagalassos‘ta yer alan Heroon, İmparator Augustus döneminde yapılmış bir anıt olarak kabul edilir. Bu yapının en dikkat çekici yanı ise etrafını süsleyen dans eden kızlar figürleridir. Bu figürler, yüzyıllardır dans edip durmakta olan 14 genç kızın ilginç bir şekilde tasvir edildiği süslemedir.

Sagalassos Antik Kenti
Heroon

Heroon, hangi kahramana ait olduğu bilinmemekle birlikte, yanındaki baş heykeli baktığınızda Büyük İskender’e çok benzemektedir. Zamanla, Heroon kullanım amacı değişerek surlarla birleştirilip gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Asılları Burdur Müzesi‘nde sergilenen dans eden kızlar figürleri, Heroon‘un en önemli özelliklerinden birisidir.

Neon Kütüphanesi-Helenistik Çeşme-Antik Tiyatro

Yukarı Agora ile Tiyatro arasındaki yolun yarısında, İmparator Vespasian döneminde Titus Flavius Severianus Neon tarafından Roma vatandaşlığı kazanması üzerine yaptırılmış olan Kütüphane, antik dönemlerin okuma ve öğrenme merkezlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Kütüphanenin arka duvarın alt kısmı hala o dönemden kalmış ve içerisinde heykeller için nişler ve yazıtlar bulunmaktadır. Daha sonra yapısal sorunlar nedeniyle salon küçültülmüş ve 4. yüzyılda yapılan bulvardan sonra Kütüphane gözlerden uzak hale gelmiş.

Sagalassos Antik Kenti
Antik Tiyatro

Kütüphane 11.80 metre uzunluğu ve 9.90 metre genişliğinde tek odadan oluşmaktadır. İçerisinde İmparator Julianus dönemine ait siyah-beyaz mozaik döşemeler ve Truva Savaşı‘ndan sahneler tasvir edilmiştir. MS 400’lerde Hristiyanlıkla beraber çok tanrılı döneme ait bu eserler tahrip edilmiş ve MS 600’lerdeki depremde de bina epeyce hasar almış. Kütüphane’nin önünde yer alan Helenistik Çeşme ise MÖ 50-25 yıllarında yapılmıştır. Su havuzu ve dor sütunlarıyla üç taraftan avluyu çevrelemektedir ve 1997 yılında su kaynağına da bağlanmıştır.

Sagalassos Tiyatrosu ise MS 120 civarında yapılmış ve Charles Fellows’un 1839 yılında yazdığı “Küçük Asya’da Bir Seyahat Güncesi” adlı kitapta en güzel ve en zarif tiyatro olarak tanımlanmıştır. O dönemler 5000 kişilik olan tiyatro, Sagalassos gezinizin en önemli noktasını oluşturmaktadır çünkü burası antik tiyatrolar içinde en yüksek rakıma sahip bir yer ve kentin de en yukarı kısmındadır.

Sagalassos Antik Kenti
Tiyatro

İmparator Hadrian döneminde şehrin kült merkezi olması nedeniyle yapılacak törenler için daha geniş bir yere ihtiyaç duyulunca tiyatro 9000 kişilik kapasiteye çıkarılmış ama inşaat MS 180-190’da durmuş. Tiyatroda Helenistik tarz ağır basmaktadır ve tüm Psidia bölgesine hizmet vermektedir. Kütüphane ve Helenistik Çeşme gibi eserler, Sagalassos’un antik dönemde bir kültür ve sanat merkezi olduğunu gösteriyor. Bu yapılar, zaman içerisinde farklı amaçlar için kullanılmış olabilir ancak asıl amaçlarına uygun olarak restore edildiğinde, ziyaretçilerin antik dönemin yaşam tarzını ve kültürünü daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir.

Sagalassos Tiyatrosu, kentin en önemli kültürel yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu tiyatro, kentin halkının ve ziyaretçilerinin günümüzde de keyifle izlediği tiyatro oyunlarının yapıldığı bir yer olmuştur. Bu yapıların her biri, Sagalassos’un zengin tarihini ve kültürünü yansıtmaktadır ve ziyaret etmek için harika bir fırsat sunmaktadır.

Aşağı Agora ve Macellum

Aşağı Agora, MS 1. yüzyılın ortalarında İmparator August tarafından düzenlenmiş ve burası şehir içinde ticari hayatın merkezi olmuş. İki yanı sütunlarla ayrılmış bölmelerdeki dükkanlar, buranın canlılığını ve hareketliliğini gösteriyor. Eğer Ares, Herakles, Hermes, Zeus, Athena ve Poseidon gibi tanrıların büstlerini görmek isterseniz, Burdur Müzesi’ne gidebilirsiniz.

Sagalassos Antik Kenti
Antik Kent Aşağı Agora

Agora’nın güneyinde, lüks malların satıldığı Macellum, İmparator August döneminde inşa edilmiş ve MS 2. yüzyılın sonlarında kurulmuş. 21×21 metrelik bir alanın üç tarafında yer alan dükkanlardan oluşan Macellum, bugünün alışveriş merkezleri ile benzer bir yapıya sahip. Kent yönetimi avluyu döşemiş ve ortada yer alan yuvarlak yapıyı tholos yaptırmış.

Burada su haznesi bulunmaktaymış. Macellum, İmparator Commodus’a ve onun doğu seferlerindeki başarılarına atfedilmiş ancak daha sonra lanetlendiği için adı her yerden silinmiş. Commodus’un doğu seferleri, aslında babası yanında yaptığı seferlerdir ve Commodus kendisi için beterlik üstüne beterlik düşünmüş bir kişiydi. En sonunda kendini tanrı olarak ilan etmiş ve gladyatör olarak dövüşmeye başlamış ama rakiplerine kör bıçaklar kendine keskin kılıçlar verilerek. En sonunda öldürülmüş ve adı her yerden silinmiştir.

Sagalassos Antik Kenti
Macellum

Sagalassos, gerçekten görkemli bir dönemi yaşamış bir kent. İmparatorluğun gücünün uzak diyarlarda nasıl yansıdığını gözlemlemek için buraya gelmek gerçekten harika. Özellikle Kütüphane ve Tiyatro gibi yapılar, bu dönemin zenginliğini ve inanılmaz mimari yeteneklerini gözler önüne seriyor. Ayrıca Helenistik Çeşme ve Macellum gibi yapılar da kentteki ticaret ve pazar hayatının nasıl olduğunu gösteriyor. Sagalassos’u ziyaret etmek, tarihte gerçekten önemli bir dönemi ve kültürü keşfetmek için harika bir fırsat. Bu kadar ilginç öykülerin bulunduğu bir yer, görülmeye değer.

Sagalassos Antik Kenti Giriş Ücreti

Sagalassos, haftanın her günü ziyarete açıktır. 15 Nisan-2 Ekim tarihleri arasında 08:30-19:00 saatleri arasında, 3 Ekim-14 Nisan arasında 08:30-17:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Giriş ücreti 12 TL’dir ve müze kartlarına ücretsizdir.

Ancak, Sagalassos‘un muhteşemliğini tam olarak gözlemlemek için Burdur Müzesi‘ne de gitmeniz önerilir. Kentten çıkarılan eserlerin asılları orada sergilenmektedir. Özellikle Heroon’un dans eden kızları ve güneş saati kaçırılamayacak eserlerdendir.

Add Comment